
Banyonuzda gerçekten iş görebilecek ısıtıcılar nasıl üretilir?
Dürüst olalım: Banyolar, elektronik cihazlar için tam bir kabustur. Bir dakika içinde aşırı sıcaklık değişiklikleri yaşanırken, bir sonraki dakikada yoğun buhar bulutları oluşur. Bu durum oldukça zorlayıcıdır. Eğer conta hasar görürse veya yalıtım malzemeleri zarar görürse, tüm sistem çalışmayı durdurur veya ısıtma elemanı işlevini kaybeder.
Nasıl kasıtlı olarak arızalar yaratıyoruz?
Sadece birkaç test yaparak işi bitirmiyoruz. Bu ısıtıcıları adeta bir “ işkence odasına” koyuyoruz. Onları yüksek sıcaklık ve yüksek nem oranına sahip bir odada yüzlerce saat boyunca bırakıyoruz. Neden mi? Çünkü arızanın ne zaman meydana geleceğini bulmak istiyoruz. Contaların ne zaman bozulduğunu veya elektriksel parçaların ne zaman işlevini yitirdiğini görmek istiyoruz.
Buradaki asıl düşman nemdir. Buhar içeri sızdığında, terminalleri aşındırmaya başlar veya devre kartında olmaması gereken küçük elektrik yolları oluşturur. Yıllar süren banyo buharını birkaç hafta içinde ortaya çıkarmak sayesinde, ürün depoya ulaşmadan önce sorunları tespit edebiliyoruz.
“Kreep” etkisiyle mücadele
Kuarz camlar ve halojen filamentlerini düşünün. Anahtarı her açtığınızda bunlar genişler; kapattığınızda ise daralır. Kuru bir odadaysa bu pek sorun teşkil etmez. Ama buharlı bir banyoda mı? En ufak bir çatlak bile nemin içeri sızmasına neden olur. Plastiklerin ve lastiklerin ısının etkisiyle yavaş yavaş deforme olması durumuna “kreep” denir. Eğer conta yarım milimetre bile daralırsa, su geçirmezlik özelliği tamamen ortadan kalkar.
En iyi noktanın bulunması
İşin zor kısmı şu: Tüm cihazı kalın lastiklerle kaplayamazsınız. Eğer fazla miktarda yalıtım kullanırsanız, ısı içeride kalır ve bu da kondansatörlerin zarar görmesine neden olur. Bu yüzden dengeyi sağlamak zorundayız. Havalandırma yollarını ayarlayarak cihazın nefes alabilmesini ve basıncın dengelenmesini sağlıyoruz. Böylece, banyo havlusu gerçekten işini yapıp havanın akışını sağladığı sürece, ısıtıcı elektriği kesmez.